27 Temmuz 2010 Salı

GALATASARAY: PARÇALI FORMA FİLMİ



alisamiyen.net forumundan Eren Loğoğlu yazmış;

Çocuk Arda, Kral Metin, Parçalı

Şöyle diyordu şair;

Hikâyeyi benden güzel anlattılar, benden güzel anlatacaklar / Hikâyeyi dost düşman işitmeyen kalmadı.

Kalmasa da biz yazalım, yazalım ki bizden sonra gelecek olan kuşaklara mutlaka ve bir şekilde erişssin bu destansı hikaye.

Hikaye Arda üstüne, Arda'nın çocukluğu, gençliği, umutları üstüne. Tek aşkı -Sinem Kobal darılmasın- Galatasaray üstüne hikaye.

23 yaşında daha, yaşamının baharında, en başında, Metin Oktay'ın, Hagi'nin 10 numaralı parçalı forması sırtında, kolunda Bülent Korkmaz'ın, Cüneyt Tanman'ın yıllarca taşıdığı kaptanlık bandı ve Arda, deyim yerinde beşikten mezara bir Galatasaraylı. Puyol'un Barcelonalı, Maldini'nin Milanlı olması gibi, sembol, bayrak adına ne denirse işte. Florya'dan Mecidiyeköye uzanan bir yolculuk Arda'nınki. Altyapıyla başlayan, üstyapıyla devam eden, süregelen bir serüven. Bu coğrafyada çok da görülmeyen, karşılaşılmayan bir macera bu. Yıllar geçecek ve Guardiola, Cruyff gibi futbol zekasını yönetmek hususunda da emeğe dönüştürecek bir isim Arda. Çünkü Hagi'nin golünde kale arkasında yumruğunu havaya kaldıran ve sevinen top toplayıcı çocuk O.

Yatağında uyuyan ve Galatasaray'a dair hayaller kuran, Metin Oktay'ı rüyasında gören. Hayallerini gerçekleştiren, tuttuğu takımın en alt seviyesinden başlayıp en üst seviyesine gelen ve daha da büyüyecek olan Arda.

Karşı yakanın delicesine kıskandığı, elde edemediği, yıllardır sahip olamadığı bir değer. Paha biçilemeyen, böylesine endüstriye batmış bir spor ortamında yazılması kolay olmayan bir hikayenin kahramanı Arda.

Daha yapacağı çok iş var, alacağı çok sorumluluk, ihtiyacı olan çok destek. Yolun başında, Galatasaray'ın önümüzdeki 50 yılının tarihinin yazılacağı Aslantepe'ye takımının en önünde çıkacak ve ardından gelecek çocuklara örnek olacak.

Sahip çıkalım, sahip çıkalım, sahip çıkalım. Başka Arda yok, başka top toplayıcı, altyapı, Florya emeği, Metin Oktay rüyası, 10, parçalı, kaptan yok!

Arda'ya Galatasaray'ın ta kendisi olacağını hissettirelim

2 yorum:

  1. Son cümlen harika!!! Evet Arda'ya Glatasaray'ın ta kendisi olacağını hissettirmek taraftarın görevi. Ama bunu taraftara hissettirmek de Arda'nın görevidir. Şu an Galatasaraylı binlerce çocuğa sorarsan O'nu örnek almak isteyecektir. Arda da kolundaki bandın, sırtındaki formanın değerini bilmelidir. Evet teoride bunun bilincinde ama malesef bunu bir türlü istenilen düzeyde pratiğe dökemeyen birinden bahsediyoruz. Gönül isterki dört dörtlük olsun, fakat bu yaştaki biri için de bu fazla bir beklenti olur sanırım. Arda eğer futbola Galatasaray'da devam ettiği sürece sembol olur. İmkanı varken en güzel arabaya binmek, en güzel kızı sevmek O'nun en doğal hakkı. Yeter ki kafasını gereksiz detaylarla meşgul etmesin.

    YanıtlaSil
  2. Aklıma çocukluk zamanlarım geldi. Çok kavga ederdim. Sürekli olay çıkarırdım okulda. Bir gün babam çağırdı;
    'Oğlum neden sürekli kavga ediyorsun' dedi. Ben de 'ne yapayım kendimi kontrol edemiyorum' diye cevap verdim. Babam ne dedi biliyor musunuz?
    'Oğlum o zaman seni bir doktora götüreyim'

    Bu anlattığım olay ben 14-15 yaşındayken gerçekleşti. En son kavga ettiğim zaman yaşım 17 idi.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails