29 Ocak 2011 Cumartesi

ADNAN POLAT&FRANK RIJKAARD


Unutulmaz gazete manşetleri bölümüne ara vermiştik. Yeni dönemde daha çok yazı olacak. Eski yazılar için tıklayın
Sonunda gerçekten de Adnan Polat adlı Galatasaray'a ve Galatasaray'lılığa en çok zarar veren şahıs Rijkaard'ı bitirdi.

25 Ocak 2011 Salı

SEN HALA BURADA MISIN?


Başbakan’ın TT Arena’daki o geceyi unuttuğunu belirten Devlet Bakanı Faruk Özak, Adnan Polat’ın “Protestoya katılanların tespit edilip stada alınmayacakları” yönündeki açıklamalarına “Polat bizi de zor durumda bırakıyor” diyerek tepki gösterdi.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Özak, Türk Telekom Arena’nın açılışında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın stadı terk etmesiyle sonuçlanan protestoların perde arkasıyla ilgili ilginç detaylar anlattı.

Protestoların kaynağında Adnan Polat’a oluşan tepkilerin olduğunu iddia eden Özak, “O nedenle Galatasaray taraftarına kızgın değiliz. Türk TelekomArena açılışını düğün günü gibi hayal etmiştik. O gölgelendiği için üzüldüm” dedi.

‘GARANTİSİ İŞE YARAMADI’
Açılış davetiyesini getirdiğinde Polat’a “Orada 50 bin kişi olacak. Bu tür kalabalık ortamlarda protestolar gündeme gelebiliyor” şeklinde çekincesini ortaya koyduğunu belirten Özak, Polat’ın “Merak etmeyin Sayın Bakanım. Biz önlemimizi aldık. İki kale arkasında Galatasaray maçlarında en güçlü tezahüratı yapan taraftarlarımız olacak. Onların tezahüratı olabilecek protestoyu bastırmaya yeter” dediğini belirtti.

Açılışta yaşananların, “iki kale arkası” garantisinin işe yaramadığını gösterdiğini söyleyen Özak, “Keşke Polat, kendinden o kadar emin olmasaydı” dedi.

‘BAŞBAKAN O GECEYİ ARTIK UNUTTU’
Özak, Adnan Polat’ın “Protestoya katılanların tespit edilip stada alınmayacakları” yönündeki açıklamalarını da doğru bulmadıklarını vurgulayarak “Bu bize de zarar veriyor. Polat bizi de zor durumda bırakıyor. Bırak, sen kimi tespit ediyorsun” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Başbakan Erdoğan’ın da artık o geceyi unuttuğunu, gündeminin çok dolu olduğunu ifade eden Özak “Daha fazla uzatmanın da anlamı yok. Sayın Başbakan Galatasaray taraftarına, camiaya kızgın olmadığını zaten söyledi” dedi.

"BAYRAKTAR TARAFTARI SİNİRLENDİRDİ"
Protestoların Polat’a yönelik bazı tepkilerle başladığını savunan Özak şöyle devam etti:
“TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın konuşması sırasında protestolar artınca, konuşma biter bitmez Sayın Başbakan, ‘Hadi gidelim’ dedi. Çok da güzel bir konuşma hazırlamıştım. Çünkü ben Ali Sami Yen Stadı’nın açılışında bulunmuştum. Orada futbol
oynamıştım. Ayrıca Trabzon’da futbolun gelişmesinin ilk temelinde Ali Sami Yen’in harcı vardır. Bunları anlatacaktım. Aslında Sayın Başbakanımıza, ‘Müsaade edin ben de konuşayım, sonra stattan çıkalım’ dedim. Gürültüden Sayın Bayraktar’ın neler söylediğini tam anlamadım ama protestoların artışından konuşmada taraftarı sinirlendiren mesajlar olduğunu anladım. Sayın Başbakanımıza, ‘Belki beni de yuhalarlar ama Galatasaray camiası için onore edici mesajlar vereceğim’ dedim. Ama stattan hemen ayrılmak istedi. Hep beraber çıktık.”

Yaladığın beş para etmez adamlar bile seni bir tarafına takmıyor. Seni Arenada asacağız.

Bekle.

20 Ocak 2011 Perşembe

BİLEMEZSİN DEMİŞ GSFORMALARI


Mükemmel bir yazı. Sevgili Selocan yazmış.
Galatasaray Formaları Blogu

Genelde formalar ile ilgili harika çalışmalara imza atan blog bu kez farklı ama tarihe not edilecek bir yazı yazmış.

http://galatasarayformalari.blogspot.com/2011/01/bilemezsin.html

BİLEMEZSİN

Hazır Nike ile söylentiler çıkmışken ve şu aralar malum olayların yankıları sürerken ben de küçük bir şey paylaşayım istedim.

Nike'ın Türkiye'deki üretim hakkı Bursa'da Biesseci firmasında. Bu firmanın da sahibi Canaydın ailesi. Merhum Başkanımız Özhan Canaydın vefat etmeden önce bu firmanın en tepesindeki isimdi. Biesseci firması çok uzun zamandır Nike'ın üretim hakkına sahip. Bu sebeple Nike ile Galatasaray flörtü aslında geleceğe ait yeni bir durum değil. Yıllar öncesinde Galatasaray'ın Nike giymesi konusunda direkt yönetim katından giden öneriler vardı. 1998 yılında ilk olarak bu söylenti çıktı diye biliyorum. Daha sonra Lotto'dan sonraki dönemde, Umbro'ya geçmeden önce, neden Nike giymiyoruz deyip kulüp olarak Özhan Canaydın'a teklifimiz olmuştu.

Peki bütün ömrünü Galatasaray'a vermiş Özhan Canaydın'ın Türkiye'de sahibi olduğu bir firmanın formalarını neden hiç giymedik biz ? Neden Adidas'a, neden Umbro'ya, neden Lotto'ya yöneldik de, daha en başından giymemiz gereken bizden olan Nike'ı hiç giymedik ?

Yukarıda da yazdım; Çeşitli sezonlarda, pek çok kez Özhan Canaydın'a bu istek iletildi. Fakat Özhan Canaydın bizzat kendisi buna hep karşı çıktı. "Ben Galatasaray üzerinden para kazanamam" diyerek her defasında reddetti Nike meselesini. Tekstil devi; işini, ailesini, hakkıyla kazanacağı parayı değil, Galatasaray sevgisini üste koydu. "Sevgilim üzerinden para kazanmak bana yakışmaz" dedi, defalarca reddetti. İşte Galatasaray bu yüzden hiç bir zaman Nike giymedi. Pek çok kez teklif edilmesine rağmen...

O yüzden Allah kuruşuyla katlar, gemicikler alanlar; bilemezsiniz Özhan Canaydın gibi olmayı. Bilemezsiniz yalakalıkla makam yükseltenler. Çalıp, çırpıp, hakkı olanın parasını cebine atanlar, bilemezsiniz Özhan Canaydın gibi olabilmeyi. Galatasaray üzerinden rant sağlayanlar, kendi holdinglerinin derdine düşüp yalakalık yapanlar... Bilemezsiniz böyle bir adamın önünde ne kadar aciz kaldığınızı. Bilemezsiniz ne kadar naif ve güçsüz olduğunuzu... Hayal bile edemezsiniz Özhan Canaydın'ın ne demek olduğunu. Bırakın hayal etmeyi, adını ağzınıza bile alamazsınız böyle bir adamın.

Bu blogda sadece formaları yazıyoruz. Belki de binlerce örnekle TOKİ başkanının adını ağzına alma cüretinde bulunduğu güzel insanın nasıl biri olduğunu anlatabilirsiniz. Ben sadece formalar üzerinden anlatmak istedim.

Ve Polat; Defol git bu kulüpten...

18 Ocak 2011 Salı

BEN ÖZÜR DİLEMİYORUM


Değerli arkadaşım Umut Aynur yazmış,
Bravo Adnan POLAT ve sevgili Galatasaray’ımızın yöneticileri, o basın toplantısını yaparken hiç sıkılmadınız mı? Hiç utanmadınız mı ? Stad çıkışı Egemen BAĞIŞ’a neler yapabiliriz demeler . O muhteremin size akıl verme çabaları. O duruşunuz, o acizlik içindeki görünüşünüz. Bazı eski yöneticilerin başbakana yalvarmaları . Ya o ertesi günkü gazetelere verilen çarşaf çarşaf ilanlar. Aferin! Ali Sami Yen’den Metin Oktay’a ne kadar kahramanımız, ne kadar idolümüz varsa hepsinin kemiklerini sızlattınız. Düğün gecesi dediğiniz günde 12. Adama, taraftarınıza herkesin ağzına geleni söylemesine müsaade ettiniz.
Ama ben en çok bir grup taraftar tanımlamanıza güldüm. Sizin grup tanımlamanız herhalde bizlerden farklı. İçlerinde benim de olduğum ve stadın muhtelif yerlerinde oturan GALATASARAY taraftarlarının protestoları ancak on binlerle ifade edilir. Merakım siyasal iktidarın aba altından sopa göstererek camiayı bu kadar aşağılamasına, bürokratlarının önce statta sonra internet ortamında ağzına geleni söylemesine en ufak bir cevap bile vermemeniz acaba vicdanınızı sızlatıyor mu? İçinde sizin de bulunduğunuz rahmetli Canaydın yönetimine, Galatasaray kongresi üyesi olduğunu söyleyen bürokrat ; “Sami Yen’de kiracılık yükümlülüklerini yerine getiremeyen Galatasaray Yönetimi…Özhan Canaydın'ın karşımıza gelip naif ve sessizce duruşu dün gibi aklımda...” demiş. Siz 2 gündür bu konu ile ilgili olarak ağzınızı açmadınız. Vallahi bravo .
Siz nasıl vergi verirsiniz, nasıl ödersiniz bilmem ama ben vergimi son kuruşuna kadar ödeyen bir yurttaş olarak o statta benim ve milyonlarca vergi veren yurttaşın emeği var. Hiç kimse öyle biz yaptık biz ettik demesin. Önce adama sorarlar cebinden mi yaptın , sonra Mecidiköy’deki stadın üst kullanımı kime ait . Oradan ne kadar rant elde edeceksin?. Öyle ağzını doldura doldura konuşmak kolay; 600 milyon yatırım yaptık diye. Yapacaksın tabi senin görevin bu. Hem görevini yapacaksın hem de sürekli bir teşekkür, bir hürmet bekleme isteğin olacak. Yapmasaydın derler adama. Hizmet yapıyorsun. Kime? Bu ülke vatandaşlarına.

Sayın başkan şu an görünen durum başkanlıkta üstünüzün çizildiği. Ama üzücü olan böyle bir olay ile Galatasaray tarihine kara bir leke ile geçmiş olmanız. Ne acı, hiç kimse sizi onca yanlışına rağmen hürmetle andığı Canaydın gibi anmayacak. İnsanlar; sizin hep o uğurlama anındaki boynu bükük, aciz insan halinizle, bürokratın eski başkanınızla dal geçmesine verdiğiniz izinle ve bir başkana yakışmayan stadı yani Galatasarayı terk etmenizle hatırlayacak. Burada Sayın başbakanın dediği gibi Şimdi birileri çıkıyor ‘efendim Seyrantepe Stadı’nı burada filancanın, filancanın emeği vardır.’ diyor. Seyrantepe Stadı’nın A’dan Z’ye yapımında Galatasaray’ın bir Allah kuruşu yoktur. Ve Galatasaray Kulübümüzün de kullanma hakkı olarak kendisine tahsis edilmiştir ve bunun da anlaşmaları yapılacak, daha yapılmış değil.” vardır sayın başbakan vardır. Milletin parası ile yapılmadı mı bu stat? Nasıl ayırdınız vergi verenleri Galatasaraylı Beşiktaşlı vs. diye. Burası muz cumhuriyeti mi? Ne demek anlaşma yapılmadı. Bir Başbakan kendisine fiili hiçbir şey olmadan sadece yuhalama ve protesto var diye bozulup, koskoca bir camiayı tehdit eder mi? Galatasaray Kulübü Başkanı zamanında “ Galatasaray Türkiye’dir ” diye demeç veriyor. Atıp tutmak kolay başkan, göster bakalım gücünü de görelim.
Tekrar söylüyorum ve bekliyorum bu emniyetle yapacağınız kameralı cadı avcılığınız sonucunda beni ve benim gibileri ne ile suçlayıp stada almayacaksınız. İnsanda biraz izan olur biraz akıl olur. Resmen akıl tutulması yaşıyor başkan. Son olarak tarihin en kötü en berbat Galatasaray başkanısınız. Herhalde artık beni stadın yanından bile geçirmesiniz.
Ha bu arada çok korktum!!!!

17 Ocak 2011 Pazartesi

TARAFTAR MI? HADDİNİ BİLDİRİN BU ADAMA




Fotoğraflardaki adama dikkatli bakın.

Aynı kişi.

Taraftar mı? Ne taraftarı?

Taraftar grubunun içine girip neler yapıyor kim bilir?

Adnan Polat bunu da tespit etsene. Stadlara sokmayın böyle taraftarları. Tribünde görenler de indirin gördüğünüz yerde. Adam ne Galatasaray'lı ne de Fenerbahçe'li.

Lütfen ekşisözlük, gssözlük, twitter, forum ve facebook'ta paylaşalım. Hatta antu. Bu bizim gibi geçek taraftarların sorunudur. Takım ayrımı yapmayalım.

Bundan sonra bütün yazılarımda Adnan Polat'a giydireceğim. Bu ilki. Adnan Polat sen bu adamdan farksızsın sen de Recep abin gibi bir daha gelme.

10 Ocak 2011 Pazartesi

SERGIO ROMERO & INSUA


Lucas Neill gelmeden Kewell ile fotoğrafları epey yayımlanmıştı. Hatta ben de şöyle bir yazı yazmıştım.

Romero gelirse Dünya Kupasından fotoğrafları dolaşacak her yerde ama biraz eskiye gidelim. Tanıdık isimler var.

RONALDO SAYS ONE MINUTE!


2010 Ballon d'Or ödülü Lionel Messi'nin.
Fotoğrafa bakınca birazdan Ronaldo gelip one minute diyecek gibi bir his uyandı içimde.

Yılın Teknik Direktörü ise tartışmasız Mourinho.
Yılın en güzel golü Hamit'ten.
Yılın onbiri : Casillas, Maicon - Pique - Lucio - Puyol, Xavi - Sneijder - Iniesta, C. Ronaldo - Villa - Messi

9 Ocak 2011 Pazar

KUPA BİZİM 1 YAŞINDA


Herkese Merhaba,
'Kupa Bizim' futbol ile ilgilenen entellektüel kesime hitap edecek yeni bir blog olarak tasarlandı. Yorumlarınızı bekliyorum
Sevgilerimle,
Başaran ŞAHİN

diyerek tam 1 yıl önce 9 Ocak 2010 tarihinde başladım blog yolculuğuna. Çok emek harcadım. Bir yıl içinde tam 227 yazı yazmışım. Bir dönem iş yoğunluğundan dolayı blogu kapatma noktasına gelmiştim. Ama kıyamadım işte. Her ne kadar zaman bulmakta zorlansam da blogun varlığını sürdürmek için çalışıyorum.

Bu dönemde bazı yazılarım farklı forumlarda, ekşisözlükte ve bloglarda yayımlandı. En çok da bu yazılar okundu. Biraz da bu sayede tanınan bir blog haline geldi Kupa Bizim. Transfer dönemlerinde herkesten önce verdik bazı oyuncuların geleceğini. Jo, Giovani Dos Santos, Pino gibi. Ama Jenas ve Ederson haberleri tutmayınca rezil de olduk. Az küfür yemedik. Ne yapalım yanlış anons yaptılar biz de paylaştık.

Toplam 24.912 tekil ziyaretçiye ulaşmışım. Hiç de fena bir rakam değil.

Blogun ikinci yılında nostalji, unutulmaz gazete başlıkları, dünya kupası anıları, formalar başlıklı yazılar devam edecek.

İlginiz için çok çok teşekkürler.

Başaran Şahin

8 Ocak 2011 Cumartesi

MESSI'DEN MÜTHİŞ FRİKİK GOLÜ

video

SABRİ SARIOĞLU & ARMA SORUNSALI


Yeni transferlerin merakla beklendiği günlerde elimizde Kazım ile ne olduğu belirsiz Culio var. Biraz olsun transfer muhabbetinden uzaklaşıp Sabri'ye bakalım. Sabri'nin Galatasaray taraftarı tarafından ne kadar sevildiğini anlamak için Ali Sami Yen'e gitmenizi tavsiye ederim. Kendisi canını dişine takarak forması için oynayan bir Galatasaray'lıdır.

Şut ve ortalarıyla çok dalga geçilir ama ben Sabri'nin Rijkaard ile iyi bir çıkış yakaladığını düşünüyorum. Fotoğrafta Türk bayrağı yerine Nike amblemini öpmeye çalıştığı iddia ediliyor. Sabri ile dalga geçilecek ya. Bana terini silmeye çalışıyormuş gibi geliyor. Sizce?

6 Ocak 2011 Perşembe

Juan Emmanuel Culio Galatasaray'da


Özetle kimdir bu adam?
- Önemli basari olarak sadece iki lig sampiyonlugu ve AS Roma sampiyonlar ligi macinda gösterdigi performans dikkate aliniyor.
- Ayağında bazen gereğinden fazla top tutuyor
- İki ayağını da kullanabilmekte
- Top kapma yeteneği var
- Paslasma sırasinda zaman kaybettirebiliyor
- İlk etapta €1.5 milyon, 2011 yazinda da kalan €0.5 milyon ödeme yapacak Galatasaray, Cluj takimina.
- Culio'nun verdigi ilk demeç transferi hakkinda: "Benim için bir rüya gibi oldu bu transfer. Hagi gibi bir efsanenin antrenörüm olmasi benim için bir gururdur. Yeni kulübümdeki imkanlar beni fazlasiyla cezbetti."
- Culio genc'liginde günde 8 saat amele olarak çalisiyormus Arjantin'de.

Taraftar Yorumları;Bu arada lakabı bilindiği gibi "El Mago". Pino'yla aynı. Buradan yola çıkıp GS Sözlük'te müthiş bir geyik dönmüş;

- Küçük Mago başlığına tıkladığınızda sizi Juan Pablo Pino başlığına, Büyük Mago başlığına tıkladığınızda ise sizi Juan Emmanuel Culio başlığına yönlendiriyor sözlük. Orada bir de Orta Mago başlığı var. Ona tıklayınca sizi Mustafa Sarp'a yönlendiriyorlar. Gözümden yaş geldi gülmekten.
-Romanya Ligi 8.'sinin 27 yaşındaki oyuncusunu transfer etmek.. İşte vizyonumuz...
-Anlasilan Baris-Ayhan-Sarp seytan ücgenine devam...yanarim yanarim her ay LIGTV'ye verdigim paraya yanarim. Bunlari izlemek icin verecegim parayi ihtiyaci olan birine versem en azindan hayir dua'si alirdim!
-Culio'yu Bayern - Cluj macindan hatirliyorum. Allianz Arena'da sahanin yildiziydi, sol ayagi cok iyidi ama sag tarafta oynamisti.

Bu da goal.com'dan;
Culio hakkında bilmeniz gereken 10 şey...

-Üç yıldır Cluj'da forma giyen Juan Emmanuel Culio, 2007/08 sezonunda 32, 2008/09 sezonunda 29, 2009/10 sezonunda 28 lig maçında oynarken, bu sezonda maç kaçırmadı.

-En büyük handikapı gol yollarında etkin olmaması olarak gösterilen orta saha oyuncusu, daha çok asistleri ve pozisyon hazırlamasıyla öne çıkıyor.

-Üç yıldır Cluj'da forma giyen Culio, orta sahanın her bölgesinde oynayabiliyor.

-27 yaşındaki Emmanuel Culio, Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterdiği 12 karşılaşmada 3 kez ağları havalandırarak üç sezonda yakaladığı lig golü sayısına ulaştı.

-Rumen basınına göre Romanya'nın en kaliteli ofansif orta saha oyuncusuydu.

-Top sürme becerisinin yanı sıra takımın en çok koşan oyuncularından birisi olan Culio, Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarında 11 km'nin üzerinde mesafeler kat etti.

-176 cm boyundaki oyuncu, kullandığı başarılı kornerlerle dikkat çekiyor.

-İlginç bir şekilde Arjantin Ligi'nde tutunamadı. Independiente ve Racing Club dönemi kariyerinin en başarısız günleri olarak öne çıkıyor.

-16 Eylül 2008'de Şampiyonlar Ligi'nde Cluj'un Roma'yı 2-1 yendiği maçta iki gol birden atan Culio maçın adamı seçilmişti.

-Ligde bol sarı kart gören bir oyuncu. Çıktığı 89 lig maçında 20 kez sarı kart gördü.

Ve resmi açıklama;
Juan Emmanuel Culio, 30 Ağustos 1983’te Arjantin’de doğdu. 2002 yılında Arjantin’in Flandria takımında profesyonel kariyerine başladı.

Burada iki sezonda 44 maça çıkıp 19 gol atan genç oyuncu, 2004’te Almagro’ya transfer oldu ve bu takımda oynadığı bir sezonun ardından kariyerinin ilk büyük basamağını tırmadarak Independiente’ye transfer oldu. Ancak burada istediği oranda şans bulamayınca, Racing Club’a transfer oldu. Culio, genç yaşının da etkisiyle bu kulüpte de istediklerini gerçekleştiremedi. 2007 yılında şansını bir başka ülkede deneme yoluna giden Arjantinli, Şili’nin Deportes La Serena takımına gitti ve sergilediği başarılı performansla Avrupa’nın yükselen kulüplerinden CFR Cluj’ün dikkatini çekti. Aynı yıl Romanya’ya transferi gerçekleşen Culio, 2007 yılından bu yana Cluj formasıyla mücadele ediyor.

Cluj’daki ilk sezonunda ligdeki 34 maçın 32’sinde toplam 2571 dakika (%84) forma giyen Culio, bu maçlarda bir gol atarken, bir kırmızı ve altı da sartı kart gördü. Cluj orta sahasının her bölgesinde forma giyen Arjantinli, devamlılığı ve taktiksel esnekliğiyle beğeni topladı.

2008-09 sezonunda Romanya Ligi’nde 29 maça çıkan Culio, sezon boyunca tam üç kez teknik direktör değiştiren takımında yine yeri değişmeyen isimlerin başında geliyordu. Bu maçlarda bir gol atan oyuncu, Şampiyonlar Ligi’nde ise takımının tek galibiyetini aldığı Roma maçında attığı iki golle zaferin mimarı oldu.

2009-10 sezonuna geçildiğinde de istikrarından bir şey kaybetmeyen Culio, tamamı ilk 11’de olmak üzere 28 maçta görev yaptı. Aralık ayına kadar orta alanın çeşitli bölgelerinde görev verilen çalışkan oyuncu, daha sonra sol kanada yerleşti ve bu bölgede forma giymeye başladı. Sezonu bir kez daha tek golle tamamlayan Culio, sekiz de sarı kart gördü.

İçinde bulunduğumuz sezonun ilk 12 haftasında forma giyen Culio, ligin sonraki haftalarında takımından uzak kaldı. Arjantinli orta saha, Şampiyonlar Ligi’nde ise gol ve asistleriyle takımının skor yükünü çeken en önemli isimlerden biri oldu. Grubun ilk maçında Basel önünde alınan 2-1’lik galibiyete iki asistle katkıda bulunan Culio, Roma mağlubiyetinde atılan tek golde de yine verdiği pasla pay sahibiydi. Üçüncü maçta Bayern’e 3-2 mağlup olan Cluj’ün gollerinden birini atan 27 yaşındaki oyuncu, 1-1 berabere biten son maçta Roma filelerine 88. dakikada atılan golde servisi yapan isimdi. Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon Cluj’ün attığı 6 golün 5’inde rol oynayan Culio, mücadeleci, agresif ve zeki futboluyla ön plana çıkıyor.

Doğum tarihi: 30.08.1983
Doğum yeri: Mercedes
Yaş: 27
Boy: 1,76
Ülke: Arjantin
Pozisyon: İleriye dönük orta saha
Ayak: Sol ayak

Tarih / Oynadığı Takımlar / Maç sayısı / Gol

2002-–2004 Flandria 44 (1)
2004–-2005 Almagro 8 (0)
2005-2006 Independiente 1 (0)
2006 Racing Club 3 (0)
2007 La Serena 19 (2)
2007 CFR Cluj 89 (3)

S.C.S Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A. oyuncularından Juan Emmanuel Culio ile anlaşmaya varılarak sözleşme imzalanmıştır. Varılan anlaşmaya göre oyuncunun S.C.S Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A. 'ya 2.000.000 Euro, oyuncuya ise 2010-2011, 2011-2012, 2012-2013, 2013-2014 sezonları için sırasıyla 250.000 Euro, 600.000 Euro, 700.000 Euro, 700.000 Euro sabit transfer ücreti ve 8.000 Euro, 10.000 Euro, 10.000 Euro, 10.000 Euro değişken transfer ücreti ödenecektir.

5 Ocak 2011 Çarşamba

SON TRANSFER DUYUMLARI

Anderlecht ile Biglia transferinde anlaşılamamış. Adnan Sezgin de Arjantin'den eli boş dönmüş. Formica da yattı anlaşılan.

Emmanuel Culio büyük olasılıkla yarın Antalya kampına katılıyor.

Necati hala kesin değil.

Bu da iğrenç.



Edit: Dün gece itibari ile son duyum ;

Mutu 48 saat icinde imza atıyor.
Culio diye bir adamı soylediler, onu da alıyormusuz sanırım.
Birde kaleci bakıyorlar.
AZ Alkmaar lı Romero ve Antepten Mahmut a teklifte bulunulmus.
Butun bunlar suan Galatasaray transfer komitesinin girisimleridir, hepinize iyi geceler.

KAZIM KAZIM ÖNCESİLER


Bütün Galatasaray'lıları birşeyleri sorgulamaya iten CKR transferinin öncesinde yine Fenerbahçe'den Galatasaray'a transfer olmuş futbolcular vardı. En yakın örnek Haim Revivo. Aynı şekilde Fenerbahçe'de tutunamayıp devre arasında Galatasaray'a transfer olmuştu. Kendisine 10 numaralı formanın verildiği gün de içimizden bir şeyler kopmuştu ama bu denli değildi. 2002-2003 yılının ikinci yarısında oynayan Revivo'dan hatırlarda kalan tek şey Bursa'da yaptığı hat-trick. Sezon sonu da gitmişti.

Diğer örnekler ise birebir uyuşmamakla birlikte sonları aynı oldu. Yine 2. Terim döneminde transfer edilen Abdullah Ercan. Google'da Abdullah'ın Galatasaray forması ile fotoğrafını bulabilir misiniz bilmiyorum. Neyse zar zor bir tane bulduk.

Elvir Balic. Daha dolaylı bir şekilde gelmişti ama olmadı işte.

Daha önceleri bir Hasan Vezir ve Selçuk Yula vakaları var ki sormayın. En iyisi o kadar geriye gitmeyelim.

Tek başarılı örnek ise Tomas. gerçekten de çok başarılı olmuştu.

Bu transfer ile ilgili duyum aldığımızda şu yorumu yapmıştım. Kazım'ı Adnan Sezgin alsın, ister enine ister boyuna.

3 Ocak 2011 Pazartesi

COLIN KAZIM MI GELİYOR?


Yok artık ebesinin ...
Yalandır diyerek bu haberi duymamış gibi yapıyorum.

Kazım'ı Adnan Sezgin alsın. İster enine isterse boyuna.

Saat 17:22 : Güvenilir kaynak Kazım transferini yalanladı. Hadi bakalım.
Saat 17:42 : Emre Çapa ve footballove Colin %100 imzaladı diyor. Güvenilir kaynak mı? Tabi ki hayır. Ama doğru çıkarsa güvenilir kaynak mertebesine yükselecekler.

NECATİ IS BACK


Gelen bilgilere göre Necati dönmüş arkadaşlar. Detayları öğrenince aktaracağım.
İlk detaylar; Ali Turan'ı vermişiz, Serdan Özkan salağı ikna olmuyormuş.

2 Ocak 2011 Pazar

MAURO FORMICA GALATASARAY'DA


Transfer artık herkesin dilinde. Çok kesin bilgim olmamakla birlikte transfere bitti gözüyle bakılıyor. MAURO FORMICA.
1988 doğumlu futbolcu yıllardır transfer ettiğimiz 10 numaralardan birisi mi olacak? Hagi sonrası dönemin 10 numaralarına bakalım; Felipe, Revivo, Ilic, Lincoln, Misimovic...
Bir türlü şu takımı ipten alan, frikik atan, taraftarı coşturan 10 numarayı bulamadık. Ya da bizim gerçekten bir 10 numaraya mı ihtiyacımız vardı?
Futbolun DNA'sı değişti ama bizim bakış açımız değişmedi. Artık 10 numara yerine hızlı, driblingi olan kanat oyuncuları ile oyunun iki yönünü de oynayan CM'ler iş yapıyor. Keita birinci türden bir oyuncuydu ama maddi sıkıntı nedeniyle gönderdik. İkinci tür oyuncuyu ise hiç bulamadık. Xavi örneği abartı olur ama bir Appiah veya Ernst de bulamadık. İşte bu kadar eksik bir kadro yapısı ile Rijkaard'ın uyuşmasını beklemek tam bir rüyaydı.

Aceto yazmış; Bu yıl Huracan'da oynayan ağebeyi Lautaro gibi Newell's Old Boy altyapısından çıkan Formica defansta oynayan ağebeyinin aksine iki forvetle oynayan Newell's takımında klasik 10 numara gibi oynuyor. Yaratıcı futboluyla altyapısından çıktığı takımında kısa zamanda 33 numaradan 10 numaraya terfi etti. Genellikle mücadele sevmeyen Arjantin 10 numaralarının aksine ayağını her tarafa sokması ve rakipten çaldığı toplarla dikkat çekiyor. Kafasını sürekli yukarıda tuttuğu için kalecilerin en küçük hatalarını bile gözünden kaçırmıyor. Klasik sadece forvet arkası oynayan bir 10 numara dersek haksızlık olur. Oyun sıkıştığı zaman Arda gibi ters ayağı ile sol tarafa geçebilir. Muhtemelen Galatasaray, Hagi'nin kullanacağı bu özelliği ile Arda, Formica ve Pino'nun dahil olduğu bir çarkla sürekli değiştirebileceği bir opsiyon kazanacak. Lakabı "El Gato" yani Kedi. Topla aniden hızlanıp durabiliyor olması rakip defanslar için de muhtemelen problem yaratacağı bir diğer özelliği. Formica'nın şu an en büyük avantajı ve dezavantajı aynı potada eriyor. İlk yarısını sekizinci bitirdiği ligde taraftarın baskısı nispeten daha az olacaktır. Yeni stada geçişle beraber bir ivme kazanağını tahmin ettiğim Galatasaray ligin geri kalan beş aylık bölümünde pek tanınmayan Formica'ya en az bir sezon kazandıracaktır. Öte yandan Misimovic'i kanunlara kurban veren ve bir şey anlayamayan taraftar Formica'da Carrusca'nın kumaşını dokuyan çocuğun izlerini gördüğü an isyana başlayacaktır ve ülkeleri dışında çok kolay demoralize olan Arjantinlilerde olduğu gibi Formica en kısa sürede kaybedilecektir. Arjantin basını 4 Milyon Avro civarı bir bedelle transferin bittiğini yazıyor. Daha bu yaz başı 4.2 milyon Avro veren River Plate'in kapısından dönen Formica için Adnan Sezgin kasaya şimdiden +200.000 yazabilir!

Bu yazı üzerine fazla bir yorum yapmayacağım. Rıdvan'ın oyuncuyu tanımıyorum diyeceğini biliyorum sadece. Genç bir oyuncu. Tabi ki başarılı olabilir. Ama Arda ile iyi anlaşması lazım. Türkiye Ligi de Arjantin'e benzemez adamın ayağını eline verirler. Hele bir Egemen, Yalçın, Lugano ile karşılassın o zaman anlar bu ligde top oynamak ne kadar zor. Pino,Arda ve Formica. Üçü de 20-23 yaş aralığında. İyi bir uyum yakalayabilirlerse uzun yıllar devam edilebilir. Önlerinde de sağlam bir Baros veya sakatlanmaya devam ederse iyi bir santrafor. Sonra da orta sahada Cana'nın yanına iyi bir oyuncu. Emana mesela. Sonra stoper. Ve kaleci.

Reçeteyi hepimiz biliyoruz yönetim de biliyor ama kamp başlayacak gelen giden yok. Nerede kalmıştık. Adnan Sezgin istifa!!!
Muhtemel 2011 model Galatasaray:
Related Posts with Thumbnails